Sümela Manastırı

Trabzon’un Maçka İlçesinin Altındere Köyü sınırları içinde, Altındere vadisine hakim Karadağ’ın eteklerinde yaklaşık 300 m. yükseklikteki sarp bir kayalık içinde bulunan bir mağara ve düzlüğüne kurulmuş ve zamanla büyütülmüş olan Sumela Manastırı, halk arasında “Meryem Ana” adı ile anılır. Sümela, Manastırların yerleşim alanı dışında ormanlar, mağara ve kutsal kabul edilen suların yanında kurulma geleneğine uygun bir konumda inşa edilmiştir. Meryem Ana adına kurulan manastırın “Sumela” adını “siyah” anlamına gelen “melas” sözcüğünden aldığı söylenmektedir. Bu ismin manastırın kurulduğu koyu renkli Karadağlar’ dan geldiği düşünülmekte ise de, Sumela kelimesi buradaki Meryem tasvirinin siyah rengine de bağlanabilmektedir.

Rivayete göre; Bizans İmparatoru I. Theodosius zamanında (375- 395) Atina’dan gelen Barnabas ve Sophranios isimli iki rahip tarafından kurulmuş olan manastır, 6.yüzyılda Doğu Roma İmparatoru Justinianus’un manastırın onarılarak genişletilmesini istemesi üzerine Generallerinden Belisarios tarafından tamir ettirilmiştir. III. Alexios (1349-1390) zamanında manastırın önemi artmış ve fermanlarla manastıra gelir sağlanmıştır. III. Alexios’un oğlu III. Manuel ve sonraki prensler döneminde de Sumela yeni fermanlarla zenginleştirilmiştir. Doğu Karadeniz kıyılarının 1461 sonrası Türk egemenliğine girmesini takiben, Osmanlı Padişahları pek çok manastırda olduğu gibi Sumela’nın da haklarına dokunmamış, bazı yeni imtiyazlar dahi vermişlerdir.

18. yüzyılda Sumela Manastırı’nın bir çok bölümü yenilenmiş, kilise duvarları yeni fresklerle süslenmiştir. 19. yüzyılda büyük binaların ilave edilmesiyle manastır muhteşem bir görünüm kazanmış olup, bu dönemde manastır en zengin ve parlak dönemini yaşamıştır. 1916- 1918 yılları arasındaki Trabzon’un Rus işgali döneminde manastıra el konulmuş, Müslüman-Rum mübadelesinin gerçekleştiği 1923’den sonra manastır tamamıyla boşaltılmıştır. Sumela Manastırı’nın başlıca bölümleri; ana kaya kilisesi, birkaç şapel, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ile kutsal ayazma’dır. Bu yapılar topluluğu oldukça geniş bir alan üzerine inşa edilmiştir.